Anecdotes

050817

Gökyüzünün güneşin oyununa gelip de binbir türlü hal alması gibi Senin hayatıma saçtığın ışık. Senine aydınlandım, seninle renklendim. Fakat bir kelebeğin ömrü gibi kısaydı ömrümüz. Bana verdiğin renklerin sonsuzluğuna inanmıştım; ne zaman hayatın bitivericeğini bilmemek böyle olsa gerek. Biliyor muydun yoksa sen, beni öyle uzaktan kanatırken sonumuzun geldiğini? Bana gel dedin, gel burası daha aydınlık.… Continue reading 050817

Anecdotes

Anlatmak

Yani dilinin ucuna bile gelmeyen kelimeleri kağıda dökmeye çalışmak gerçekten bizi rahatlatır mı bilemiyorum, kafamı kurcalıyor. Boş boş oturuyormuş gibi görünenin başında fırtınaların esmesi de ayrı bi güzellik yine kafamı kurcalayan. Zor. Bir zamanlar hayaller kurup günlük yazarmış gibi şiir yazarken şimdi birbirine uyan iki cümle yazmak bile zor geliyor. Sanırdım ki duygularımın yoğunluğundan türüyordu… Continue reading Anlatmak